Ana İçeriğe Atla

Ankara İli Barajları 2026

5 Baraj 🏛️ Resmi DSİ Verisi Son Güncelleme: 2026-07-21
50.3%
Genel Doluluk
▼ -7.4%
Son 30 Gün Değişimi
Kesikköprü
En Dolu (%97.3)
Gürsöğüt-2
En Boş (%27.8)
Kesikköprü
En Büyük Kapasite
Dikkat: Genel doluluk %50.3 — izleme altında.
🌤️
34° / 19°
Az Bulutlu
💨 15 km/s 💧 %58 nem
Çarşamba
🌤️
33°
18°
Perşembe
30°
19°
Cuma
🌩️
29°
15°

Ankara Haftalık Su Durumu Raporu

Ankara ilindeki 5 barajın ortalama doluluk oranı %50.3 ile kabul edilebilir seviyede. Beklenen yağışlar bu oranın korunmasına veya artmasına katkı sağlayacak. Bugün Ankara: Az Bulutlu, 19°C – 34°C

Ankara Barajları Doluluk Oranları

Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) verilerine dayanan güncel Ankara baraj doluluk oranları ve su seviyeleri, resmi yetkili kurum kaynaklarından alınarak aşağıda listelenmektedir. Listede Ankara iline su sağlayan toplam 5 adet barajın anlık doluluk yüzdelerini, tahmini aktif su hacmini ve var ise kurulu hidroelektrik (MW) kapasitelerini anlık olarak takip edebilirsiniz.

Kesikköprü Doluluk Oranı
Kızılırmak 2 saat önce
İyi Seviye97.3%
Kargı Barajı Ve Hes Doluluk Oranı
Sakarya 2 saat önce
Dikkat50.8%
Hirfanlı Doluluk Oranı
Kızılırmak 2 saat önce
Dikkat44.3%
Gürsöğüt-1 Doluluk Oranı
Sakarya 2 saat önce
Dikkat31.2%
Gürsöğüt-2 Doluluk Oranı
Sakarya 2 saat önce
Kritik27.8%
REKLAM

SON DAKİKA Ankara Su Kaynakları Haberleri

17 Temmuz 2026

Ankara Barajlarında Son Durum: Kesikköprü Dolulukta Zirvede, İşte Kritik Rakamlar!

17 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla Ankara'nın su kaynakları için kritik öneme sahip barajlar...
13 Temmuz 2026

Ankara’nın Su Kaderi İkiye Bölündü: Kesikköprü Dopdolu, Gürsöğüt-2 Alarm Veriyor

Başkent Ankara'nın barajları tezat tablo sergiliyor. Kesikköprü %97 ile taşarken, kente su...
12 Temmuz 2026

ASKİ Ankara baraj doluluk oranları açıklandı! 12 Temmuz 2026

ASKİ'nin verilerine göre, 12 Temmuz 2026 itibarıyla Ankara barajlarının doluluk oranları H...

Popüler ve İlgili Şehirler

Bu Şehirden Geçen Nehirler

Ankara İli Su Kaynakları Durum Analizi

Güncel DSİ verilerine göre, Ankara sınırları içerisinde aktif olarak ölçümü yapılan toplam 5 adet baraj yer almaktadır. Şehrin su kaynaklarının genel doluluk oranı şu an için %50.3 seviyesinde ölçülmüştür. Bölgedeki su rezervuarlarının toplam hacminde son 30 günlük zaman diliminde %7.4 oranında bir düşüş (▼) gözlemlenmiştir.

Şehirdeki su dengelerine detaylı bakıldığında; Ankara'da en yüksek doluluk oranına sahip baraj %97.3 ile Kesikköprü Barajı olurken, su seviyesi en kritik olan (en boş) baraj ise %27.8 doluluk ile Gürsöğüt-2 Barajı olarak kaydedilmiştir. En büyük su kapasitesine sahip olan Kesikköprü Barajı ise şehrin su güvencesinde lokomotif rol oynamaktadır.

Hem içme suyu şebekesini besleyen hem de tarımsal sulamaya can veren bu barajların Ankara ekonomisi ve halk sağlığı için önemi tartışılmazdır. Yağış rejimleri ve mevsimsel koşulların etkisini görmek için sayfamızdaki grafikleri düzenli takip edebilirsiniz. Verilerin nasıl ölçüldüğünü öğrenmek için Veri Metodolojisi sayfamıza göz atabilirsiniz.

Ankara Baraj Doluluk Oranı — Son 7 Günlük Seyir
▲ +0.8% (7 gün)
Pazartesi 13 Tem
%49.5
▬ 0.0
Salı 14 Tem
%49.2
▼ -0.3
Çarşamba 15 Tem
%48.7
▼ -0.5
Perşembe 16 Tem
%48.7
▬ 0.0
Cuma 17 Tem
%49.7
▲ +1.0
Cumartesi 18 Tem
%51.4
▲ +1.7
Pazar 19 Tem
%51.4
▬ 0.0
Pazartesi 20 Tem
%51.4
▬ 0.0
Salı 21 Tem BUGÜN
%50.3
▼ -1.1
📍 Haftalık Özet: Son 7 günde Ankara baraj doluluk oranı ortalama %0.8 arttı ▲ ve artış eğiliminde. Hafta boyunca Ankara barajlarının en yüksek ortalama doluluk oranı %51.4, en düşük ise %48.7 olarak ölçüldü. Dikkat seviyesi: Rezervler takip altında.
Resmî Kurum Verileri
ASKİ (Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi) Detaylı Analizi →
REKLAM

Ankara Su Haberleri ve Analizler

EN GÜNCEL HABER

ANKARA Su Kaynakları ve Kuraklık Analizi - 12.07.2026

S
Sinan Öztürk
Yayınlanma: 13 Temmuz 2026 09:19

Başkentin Su Bilançosunda Kritik Eşik: Aktif Hacim Hızla Azalıyor

Ankara'nın su güvenliğini sağlayan 5 ana barajdaki güncel ortalama doluluk oranı %49.5 seviyesine gerileyerek alarm verici bir tablo çizdi. Son 7 günlük hidrolojik veriler, toplam aktif hacimde %1.9'luk keskin bir düşüş yaşandığını gösteriyor. Bu negatif trend, kentin su kaynakları üzerindeki baskının her geçen gün arttığını ortaya koyuyor.

Baraj Bazlı Doluluk Analizi ve Dengesiz Dağılım

Şehir genelindeki doluluk oranları, barajlar arasında ciddi bir asimetri olduğunu gözler önüne seriyor. Mevcut durum, iklim değişikliği kaynaklı yağış rejimi bozukluklarının bazı havzaları daha şiddetli vurduğunu kanıtlıyor.

  • KESİKKÖPRÜ Barajı (%97.5): Şehrin en kritik su rezervi konumunda. Neredeyse tam kapasiteyle çalışan bu baraj, Ankara'nın su ihtiyacının büyük bölümünü karşılayarak sistemi ayakta tutuyor.
  • KARGI BARAJI VE HES (%54.7): Enerji üretimi ve içme suyu amaçlı kullanılan bu tesis, şu an için idare edilebilir bir seviyede olsa da düşüş eğiliminden etkileniyor.
  • HİRFANLI Barajı (%44.2): Ortalamanın altında kalan bu büyük hacimli baraj, bölgesel kuraklık riski sinyalleri veriyor.
  • GÜRSÖĞÜT-1 Barajı (%29.6): Kritik kırmızı çizgiye yaklaşan bu kaynak, su yönetimi açısından acil önlem alınması gereken bir noktada bulunuyor.
  • GÜRSÖĞÜT-2 Barajı (%21.5): En kritik ve boş baraj olarak öne çıkıyor. Bu denli düşük bir aktif hacim, barajın işlevselliğini neredeyse yitirdiğini gösteriyor.

Kuraklık Riski ve İklim Değişikliği Baskısı

Gürsöğüt-2'deki %21.5'lik oran, yalnızca bir barajın boşalması değil, bölgesel hidrolojik dengenin bozulduğunun en somut kanıtıdır. İklim değişikliği modellerinin öngördüğü sıcaklık artışları ve buharlaşma hızı, özellikle sığ hacimli barajlarda doluluk kaybını hızlandırıyor. Kesikköprü'deki yüksek oran geçici bir rahatlama sağlasa da, diğer 4 barajdaki düşük seviyeler şehrin su arz güvenliğini kırılgan bir yapıya dönüştürüyor.

Su Tasarrufu ve Yönetim Stratejilerinin Önemi

Hidrolojik veriler, Ankara'nın su yönetiminde artık "talep kontrolü" odaklı bir acil durum planına geçmesi gerektiğini işaret ediyor. Ortalama doluluğun %50 bandının altına inmesi, şebeke basınç yönetimi ve kaçak tespit çalışmalarının yoğunlaştırılmasını zorunlu kılıyor. Vatandaşların bireysel su tasarrufu alışkanlıklarını radikal biçimde değiştirmesi, özellikle dış mekan sulamalarını durdurması, bu kritik dönemdeki en etkili tampon mekanizması olacaktır. Barajlardaki dengesiz dağılım, su transfer hatlarının verimliliğinin de sürekli izlenmesini gerektiriyor.

Ankara Baraj Doluluk Oranları - Temmuz 2026 Raporu

S
Su Stratejileri Ekibi
Yayınlanma: 02 Temmuz 2026 19:56

Ankara Baraj Doluluk Oranları ve Su DurumuBaşkent ve çevresindeki hidrolojik havza bölgesi, ardışık dönemsel iklim değişimleri ve metropol ölçeğindeki sürekli artan yoğun su tüketimi sebebiyle hacimsel bir daralma süreci yaşamaktadır. Geçtiğimiz ay ölçümlerinde %48....

Raporun Tamamını Oku
Ankara Baraj Doluluk Oranları ve Su DurumuBaşkent ve çevresindeki hidrolojik havza bölgesi, ardışık dönemsel iklim değişimleri ve metropol ölçeğindeki sürekli artan yoğun su tüketimi sebebiyle hacimsel bir daralma süreci yaşamaktadır. Geçtiğimiz ay ölçümlerinde %48.7 seviyesinde kaydedilen aktif toplam su kapasitesi, %4.2 oranında net bir teknik düşüş göstererek şu an %44.5 seviyesine gerilemiştir. DSİ resmi altyapı verilerine dayanılarak analiz edilen güncel Ankara baraj durumu, kentin rezervuar havzaları arasında çok belirgin operasyonel asimetriler barındırdığını kanıtlamaktadır. Kentsel tedarikte kullanılan Kesikköprü Barajı %97.2 doluluk ile tam kapasiteye yakın bir hidrolik stabilite sergilerken, diğer üretim tesislerindeki mevcut su rezervleri oldukça kritik sınırlardadır. Özellikle Gürsöğüt-1 %26.9, Gürsöğüt-2 ise %20.6 doluluk oranıyla alarm vermektedir. Aynı fiziki şartlar altında Hirfanlı Barajı %44.0, Kargı Barajı ve HES ise %39.4 aktif hacimde işlem görmektedir. Kapsamlı şekilde incelenen ve raporlanan Ankara baraj doluluk oranları, havzadaki geniş çaplı kuraklık riski potansiyelini tüm şeffaflığıyla açıkça ortaya koymaktadır. Yeraltı sularının yetersiz beslenmesi ve yaz aylarındaki artan buharlaşma kayıpları, sistemin genel operasyonel güvenliğini tehdit eden ana teknik unsurlardır. İçme suyu tedariki ve hidroelektrik enerji üretim süreçlerinde acil basınç yönetim ile tasarruf stratejilerinin devreye alınması yüksek önem taşımaktadır.

Ankara Baraj Doluluk Oranları - Haziran 2026 Raporu

S
Su Stratejileri Ekibi
Yayınlanma: 30 Haziran 2026 21:59

Ankara Baraj Doluluk Oranları ve Su DurumuAnkara baraj doluluk oranları son bir aylık veriler incelendiğinde il genelindeki ortalama doluluk seviyesinin %48,4'ten %43,5'e gerilediği görülüyor. Yaklaşık 4,9 puanlık düşüş, yaz döneminde artan su tüketimi ve iklim koşullarının su rezervleri üzerindeki etkisini ortaya koyuyor....

Raporun Tamamını Oku

Ankara Baraj Doluluk Oranları ve Su Durumu

Ankara baraj doluluk oranları son bir aylık veriler incelendiğinde il genelindeki ortalama doluluk seviyesinin %48,4'ten %43,5'e gerilediği görülüyor. Yaklaşık 4,9 puanlık düşüş, yaz döneminde artan su tüketimi ve iklim koşullarının su rezervleri üzerindeki etkisini ortaya koyuyor. Güncel Ankara baraj durumu içinde Kesikköprü Barajı %99,8 doluluk oranıyla en yüksek seviyeyi korurken, Hirfanlı Barajı %43,7 seviyesinde bulunuyor. Kargı Barajı ve HES %36,5, Gürsöğüt-1 %22,3 ve Gürsöğüt-2 ise %8,6 doluluk oranına sahip. Barajlar arasındaki bu farklılık, havza bazındaki yağış dağılımı ve su kullanım yoğunluğunun rezervler üzerindeki etkisini yansıtıyor. DSİ tarafından izlenen mevcut veriler, özellikle düşük seviyedeki rezervlerin dikkatle takip edilmesini gerektiriyor. İçme suyu güvenliği açısından yüksek kapasiteli barajlar sistemi desteklemeye devam etse de, kuraklık riski nedeniyle kontrollü su tüketimi önemini koruyor. Önümüzdeki dönemde yağış miktarı ve iklim koşullarındaki değişim, Ankara'daki su rezervlerinin yönünü belirleyen temel unsurlar arasında yer alacak.

ANKARA Su Kaynakları — Nisan 2026 Durum Raporu

S
Su Yönetimi Analiz Ekibi
Yayınlanma: 09 Nisan 2026 13:29

Ankara’da Nisan 2026’ya girilirken su meselesi, mutfakta kaynayan çaydan çocukların akşam duşuna kadar uzanan gündelik hayatın sessiz bir belirleyeni olarak hissediliyor. Yağışlı ilkbaharın getirdiği geçici rahatlama, hanelerin tüketim alışkanlıklarında belirgin bir gevşeme yaratmasa da, suyun sürekliliğine dair beklentiyi yukarı çekiyor....

Raporun Tamamını Oku

Ankara’da Nisan 2026’ya girilirken su meselesi, mutfakta kaynayan çaydan çocukların akşam duşuna kadar uzanan gündelik hayatın sessiz bir belirleyeni olarak hissediliyor. Yağışlı ilkbaharın getirdiği geçici rahatlama, hanelerin tüketim alışkanlıklarında belirgin bir gevşeme yaratmasa da, suyun sürekliliğine dair beklentiyi yukarı çekiyor. “ANKARA baraj doluluk Nisan 2026” verisi ortalamada %49,5’e işaret ederken, bu oran tek başına güven vermekten uzak; çünkü başkentin suyu iki farklı havzanın—Kızılırmak ve Sakarya—dengesine, iletim hatlarına ve talep yönetimine aynı anda bağlı. Dolayısıyla mesele yalnızca depolanan su miktarı değil, o suyun şehir içinde ne kadar verimli ve adil dağıtılabildiği.

Barajlar cephesinde tablo parçalı bir görünüm sunuyor. Kesikköprü Barajı %93 dolulukla güçlü bir tampon görevi üstlenirken, Hirfanlı Barajı’nın %5 seviyesine gerilemesi sistemdeki kırılganlığı açık biçimde ortaya koyuyor. Çubuk-2, Kurtboğazı ve Çamlıdere gibi diğer kritik bileşenler ise ortalamayı yukarıda tutan ama tek başına belirleyici olmayan bir denge sağlıyor. Bu dağılım, şehrin su güvenliğinin birkaç varlığa aşırı bağımlı hale gelmemesi gerektiğini hatırlatıyor; çünkü düşük doluluklu tek bir büyük rezervuar bile, iletim ve harmanlama süreçlerinde tüm sistemi aşağı çekebiliyor.

İlkbahar yağışları, toprak nemini artırarak özellikle Ankara çevresindeki tahıl üretimi için olumlu bir pencere açar; ancak yağışın zamansal ve mekânsal dağılımı belirleyicidir. Kısa süreli ve şiddetli yağışlar yüzey akışını artırıp yeraltı beslenmesini sınırlayabilir; bu da yaz aylarında içme suyu arzını dolaylı biçimde zorlar. Hidroelektrik üretim açısından bakıldığında, yüksek doluluklu rezervuarlar pik talep dönemlerinde esneklik sağlar; fakat Hirfanlı gibi kritik seviyedeki barajlar, üretim planlamasında kısıt yaratır ve suyun enerji yerine öncelikle içme-kullanma amacıyla tahsisini gündeme getirir.

Önümüzdeki bir ayda, yağışların mevsim normallerine yakın seyretmesi halinde ortalama dolulukta sınırlı bir artış mümkün; ancak asıl belirleyici, talep tarafındaki disiplin olacak. ANKARA baraj doluluk Nisan 2026 çerçevesinde Kesikköprü Barajı %93 ile sistemi taşırken, Hirfanlı Barajı %5 ile risk üretmeye devam ediyor; Çamlıdere, Kurtboğazı ve Çubuk-2’nin dengeli seyri kritik. Kısa vadede kayıp-kaçak azaltımı, basınç yönetimi ve bilinçli tüketim kampanyalarıyla %49,5 seviyesinin korunması hedeflenmeli. Aksi halde yaza girerken küçük bir yağış sapması bile, özellikle Hirfanlı üzerindeki baskıyı büyüterek Ankara’nın su güvenliğini yeniden kırılgan bir hatta taşıyabilir.
HİRFANLI GÜRSÖĞÜT-1 BARAJI KARGI BARAJI VE HES GÜRSÖĞÜT-2 KESİKKÖPRÜ 

ANKARA 2026 Barajları Su Raporu , Analizler Kuraklık yorumu

S
Su Yönetimi Analiz Ekibi
Yayınlanma: 30 Mart 2026 15:38

Modern metropollerin kaderi yalnızca yükselen beton silüetleri veya gelişen sanayi ağlarıyla değil, onları hayatta tutan görünmez su damarlarının direnciyle yazılır. 2026 yılının Mart ayının son günlerinde, Türkiye'nin kalbindeki devasa kentsel ekosistem, iklimsel dalgalanmalar ve artan demografik baskı altında sessiz ancak derin bir sınavdan geçiyor....

Raporun Tamamını Oku

Modern metropollerin kaderi yalnızca yükselen beton silüetleri veya gelişen sanayi ağlarıyla değil, onları hayatta tutan görünmez su damarlarının direnciyle yazılır. 2026 yılının Mart ayının son günlerinde, Türkiye'nin kalbindeki devasa kentsel ekosistem, iklimsel dalgalanmalar ve artan demografik baskı altında sessiz ancak derin bir sınavdan geçiyor. Toplumun günlük ritmini doğrudan belirleyen içme suyu güvenliği ve büyükşehir belediye rezervlerinin stratejik yönetimi, artık klasik yaklaşımların ötesinde, her damlanın hesabının yapıldığı eşsiz bir mühendislik ve politika entegrasyonu gerektiriyor. Şu an için bölgedeki beş ana su toplama havzasında ölçülen yüzde 41.4 seviyesindeki genel ortalama, panik yaratacak bir felaket senaryosundan ziyade, sistemin kırılgan bir dengede asılı kaldığını gösteren, analitik okumaya muhtaç bir geçiş dönemi tablosudur. Bu makro ölçekli tabloda ankara su durumu salt bir istatistiksel veri seti olmaktan çıkıp, su yönetimi politikalarımızın ne denli proaktif, iklim direncine sahip ve esnek olabildiğini test eden canlı bir laboratuvara dönüşmektedir. Kentsel rezerve yönelik bu mütevazı ancak stratejik hacim, yerel ve ulusal otoritelerin arz ve talep arasındaki makası, doğanın değişken ritmine rağmen nasıl yöneteceğine dair kritik ipuçları sunmaktadır.

Havza bazında yapılan incelemeler, Kızılırmak ve Sakarya havzalarının taşıdığı yükün mekansal olarak ne kadar asimetrik dağıldığını çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor. Sistem içerisindeki ankara baraj doluluk oranları incelendiğinde, suyun coğrafi dağılımındaki uçurumlar adeta bölgesel bir hidrolojik krizin habercisi niteliğinde. Bir yanda yüzde 92 gibi son derece tatminkar ve güven veren bir kapasiteyle Kesikköprü Barajı, sistemin ana sigortası ve yüklenicisi olarak ayakta dururken; diğer yanda tablonun karanlık yüzünü temsil eden yapılar varoluşsal bir kuraklık stresiyle yüzleşiyor. Özellikle Hirfanlı Barajı'nda ölçülen yüzde 0'lık sıfır noktası, sadece bölgesel bir su kaybını değil, aynı zamanda ekosistemin o havzada taşıma kapasitesinin tamamen çöktüğünü gösteren alarm verici bir bilimsel gerçektir. Buna ek olarak Gürsöğüt-1 Barajı'nın yüzde 19 bandında, yani kritik eşiğin çok altında can çekişiyor olması, tek bir barajın omuzlarına binen yükün sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. Bu asimetrik yapı, suyun havzalar arası transfer politikalarının ve birbirine entegre baraj sistemlerinin acilen yeniden kalibre edilmesi gerektiğini kanıtlamaktadır; zira bir havzanın refahı, diğerinin iflasını telafi etmeye uzun vadede yetmeyecektir.

İçinde bulunduğumuz yağışlı ilkbahar dönemi, hem İç Anadolu'nun karakteristik tarımsal rekoltesi hem de büyük kentin entegre su yönetimi açısından en kritik evreyi temsil eder. Klimatolojik olarak ilkbahar, toprak neminin doygunluğa ulaştığı, kar erimeleri ve konvektif yağışlarla birlikte yeraltı suyu akiferlerinin beslendiği, hidrolojik uyanışın gerçekleştiği mevsimdir. Bu uyanış, bölgedeki devasa tarım arazileri için hayati bir can suyu anlamına gelirken, aynı zamanda hidroelektrik santrallerinin türbinlerini çevirecek olan potansiyel enerjinin de birikim sürecidir. Ancak bu dönemin yönetimi son derece hassas parametrelere bağlıdır. Ani kar erimeleri ve şiddetli bahar sağanakları, rezervuarlara ulaşan suyun türbidite oranını dramatik şekilde artırarak içme suyu arıtma tesisleri üzerinde muazzam bir kimyasal ve mekanik baskı oluşturur. Dolayısıyla, içme suyu kalitesini stabilize etmek ile tarımsal sulama ve hidroelektrik enerji üretimi için maksimum hacmi depolamak arasında kurulan bilimsel denge, uzman su yöneticilerinin en zorlu sınavıdır. İlkbaharın getirdiği bu dinamik döngü, akılcı ve veriye dayalı bir rezervuar optimizasyonuyla hem enerji açığını kapatacak hem de gıda güvenliğini sağlayacak stratejik bir silaha dönüşebilir.

Önümüzdeki bir aylık projeksiyona ve meteorolojik modellere analitik bir mercekle yaklaştığımızda, mevcut yüzde 41.4'lük seviyenin yukarı yönlü bir ivme kazanması beklense de, bu artışın yapısal sorunları çözmekten ziyade günü kurtaran bir pansuman niteliği taşıyacağını öngörmek zor değil. Nisan ayı boyunca beklenen yağış rejiminin, özellikle Hirfanlı ve Gürsöğüt-1 gibi havzaları ölüm uykusundan uyandırmaya yetecek kalıcı ve sızmalı bir karakter taşıması şarttır; aksi halde bu alanlardaki yüzeysel buharlaşma kayıpları, beklenen yağışın getireceği cılız kazanımları hızla nötralize edecektir. Gelecek dört haftalık periyotta su yönetim otoritelerinin sadece arzı artırmaya odaklanmak yerine, su ayak izini küçültecek talep yönlü agresif politikalara geçiş yapması elzemdir. Kentsel su tüketim alışkanlıklarının regüle edilmesi, şebeke kayıp-kaçak oranlarının yapay zeka destekli akustik dinleme yöntemleriyle minimize edilmesi ve sanayide gri su kullanımının zorunlu hale getirilmesi artık bir vizyon değil, mecburiyettir. Türkiye'nin ve özelde Başkent'in su politikası, gökyüzünden düşecek damlalara umut bağlayan pasif bir bekleyişten çıkıp, her damlanın ekonomik ve yaşamsal değerini maksimize eden, teknoloji odaklı ve iklim dirençli bir su mimarisi inşa etmelidir. Bu dönüşüm, Nisan ayının yağış grafiklerinden bağımsız, ulusal güvenliğimizin temel taşıdır.
Ankara barajları güncel seviyeleri için 
HİRFANLI GÜRSÖĞÜT-1 BARAJI GÜRSÖĞÜT-2 KARGI BARAJI VE HES KESİKKÖPRÜ 

Yasal Uyarı ve Sorumluluk Reddi (Disclaimer) Bu platformda sunulan baraj doluluk oranları, su seviyeleri ve teknik veriler bilgi ve farkındalık sağlama amacıyla otomatik sistemlerle derlenmektedir. Verilerde teknik sistemlerden, API entegrasyonlarından veya kaynak güncellemelerinden kaynaklanabilecek gecikmeler, sapmalar veya yanlışlıklar yaşanabilir. Burada yer alan bilgiler herhangi bir ticari, tarımsal, endüstriyel yatırım veya hukuki durum için kesin ve resmi bir dayanak olarak kullanılamaz. Platformumuz, bu verilerin doğruluğunu, eksiksizliğini ve güncelliğini garanti etmez ve olası hatalardan doğabilecek doğrudan/dolaylı hiçbir zarardan sorumlu tutulamaz. Resmi ve bağlayıcı veriler için lütfen her zaman Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü'nün resmi kanallarını teyit ediniz.