Isparta'nın su haritası tek bir baraja sıkıştı. Sorgun Barajı'nda %94.35'lik doluluk oranı 135 kez kaydedilirken, şehrin alternatifsiz su kaderi ve kuraklık riski mercek altında.
Su yönetimi raporlarında sıkça rastlanan bir anomali Isparta’nın kaderini gözler önüne serdi. Kentin baraj doluluk verileri incelendiğinde, listede yalnızca tek bir isim beliriyor: Sorgun Barajı. Üstelik bu baraja ait %94.35’lik doluluk oranı, veri setinde tam 135 kez tekrar edilmiş durumda. Bu tekdüzelik, şehrin su rezervlerinin ne kadar kırılgan bir dengeye bağlı olduğunu çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.
Haritada Tek Nokta: Alternatifsizliğin Ağır Faturası
Türkiye’nin birçok büyükşehri ve sanayi kenti, su ihtiyacını birden fazla baraj ve yeraltı kaynağıyla çeşitlendirerek riskleri dağıtırken, Isparta’nın verileri adeta bir monokültür tarımını andırıyor. Sorgun Barajı’nın mevcut %94.35 seviyesi ilk bakışta rahatlatıcı bir tablo çiziyor. Ancak bu oranın arkasında yatan gerçek, şehrin tüm hidrolojik geleceğinin tek bir beton gövdenin arkasına sıkışmış olması.
Veri setindeki 135 satırlık tekrar, bir yazılım hatasından çok, bölgedeki su envanterinin sınırlılığını sembolize ediyor. Isparta’nın göller bölgesindeki coğrafi konumu düşünüldüğünde, Eğirdir Gölü gibi dev bir doğal rezervuarın varlığına rağmen, içme ve kullanma suyu regülasyonunda Sorgun’un bu denli baskın olması dikkat çekici. Uzun süreli bir kuraklık periyodunda veya baraj gövdesinde yaşanabilecek teknik bir aksaklıkta, şehrin musluklarına su ulaştıracak bir B planının olmadığı gerçeği, bu %94.35’lik oranın gölgesinde gizleniyor.
Yüksek Doluluğun Ardındaki Sessiz Tehlike
Barajlarda %100’e yaklaşan doluluk oranları genellikle sevindirici haberler olarak sunulur. Fakat Sorgun özelinde bu seviye, bir tampon bölgenin eksikliğini de işaret ediyor. Ani ve aşırı yağış rejimleri karşısında, zaten dolu olan tek bir barajın kapasitesinin üzerinde su alması, taşkın risklerini ve kontrollü deşarj zorunluluklarını beraberinde getirebilir. Isparta için asıl mesele, suyun var olup olmaması değil, bu suyun tek bir kaynakta sıkışıp kalması ve sistemin esneklik kabiliyetinin sıfıra yakın olmasıdır.
Şehrin su bütçesi şu an için siyah bir alarm vermiyor olabilir; ancak bu denli merkeziyetçi bir su yapısı, iklim değişikliğinin öngörülemez salınımlarına karşı Isparta’yı savunmasız bırakıyor. Musluklardan akan suyun sürekliliği, Sorgun’un beton duvarlarının ötesinde, acil eylem planlarının ve alternatif kaynak yatırımlarının varlığına bağlı olacak.